Risk Değerlendirmesi
Prof. Dr. Naci Görür, yeni bilimsel çalışmaların İstanbul’da büyük deprem riskini yüzde 48’e indirdiğini, ancak riskin hâlâ yüksek olduğunu belirtti. 1999 depreminden sonra yapılan önceki tahminler %60 üstündeydi; yeni revize bu oranı düşürse de deprem hazırlığı hala kritik. Görür, “depremin tarihi değil, insanların nasıl hayatta kalacağı” konusunun öncelikli olduğunu hatırlattı.
Kentsel Dönüşüm ve Deprem Direnci
Kentsel dönüşüm projeleri, eski binaların yıkılıp yeni konutlar inşa edilmesi üzerine odaklanıyor, ancak deprem dirençli şehir kavramı bundan daha geniş bir alana ihtiyaç duyuyor. Yapısal güçlendirme, altyapı iyileştirme ve toplumsal bilinçlendirme gibi adımlar, sadece kentsel dönüşümle sınırlı kalmamalı. Görür, “kentsel dönüşüm, deprem direnci için tek başına yeterli değil” dedi.
Önerilen Stratejiler
Uzman, bütüncül bir yaklaşım öneriyor: bakanlıklar, yerel yönetimler ve vatandaşların ortak çabasıyla, bir deprem dayanıklılık bakanlığı kurulması, altyapı yatırımları ve riskli bölgelerde yapısal denetimlerin sıkılaştırılması. _Kira yardımları ve kısa vadeli destekler, uzun vadelikentsel dönüşüm planları* ile birleştirilmeli.
Sonuç ve Beklentiler
Görür, İstanbul’un deprem öncesi hazırlıklarını hızlandırması gerektiğini vurguladı. Riskin yüzde 48’e düşmesi umut verici olsa da, “her şeyin sıfırdan yürütülmeyeceği” ve halkın yaşam güvencesi üzerine odaklanılması gerektiği belirtiliyor. Deprem dirençli bir şehir, sadece yapıların güçlendirilmesiyle değil, sosyal, ekonomik ve yönetimsel faktörlerin bütünleşik bir şekilde ele alınmasıyla mümkün olacak.



