Parti Açıklaması
Türkiye Komünist Partisi (TKP), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümünde kentsel dönüşüm politikalarına sert bir eleştiri getirdi. “Aradan geçen 27 yıla rağmen hâlâ milyonlarca insanın binası güvensiz” diyerek, mevcut düzenin afet güvenliğini sağlamadığını vurguladı. Parti, konut inşası ve imar planlarının kâr amaçlı bir rant alanına dönüşmesinin toplumsal adaleti zedelediğini belirtti. Kentsel dönüşüm sürecinin, sadece binaları yenilemekle kalmayıp, halkın yaşam kalitesini yükseltmesi gerektiğini savundu. Açıklamada, devletin kamusal kaynakları özel sektöre kâr amacıyla yönlendirmesinin eleştirildiği net bir dille ifade edildi.
Kentsel Dönüşüm Eleştirisi
TKP, kentsel dönüşüm projelerinin çoğunlukla kar odaklı olduğunu ve gerçek ihtiyacı olan riskli yapıların yenilenmesinden ziyade alanları kâr amaçlı kullanmaya yöneldiğini iddia etti. “Konut inşası ve kent planları artık kar alanı olmaktan çıkarılmalı” şeklinde bir öneri sunuldu. Parti, planlama süreçlerinin şeffaf olmaması ve halkın karar alma mekanizmalarına dahil edilmemesini suçladı. Ayrıca, kentsel dönüşümün sosyo‑ekonomik eşitsizlikleri derinleştirdiği, düşük gelirli ailelerin yerinden edilme riskinin arttığına dikkat çekti. Bu eleştiriler, planlama ve hukuk kategorilerinde yeni tartışmaların önünü açtı.
Politik ve Hukuki Çerçeve
Parti, mevcut mevzuatın ve KHK'ların kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandırmak yerine denetimsiz kâr yaratmaya hizmet ettiğini belirtti. “Yasal düzenlemeler, halkın güvenliğini değil, yatırımcıların kârını koruyor” diyerek, mevzuat reformu çağrısında bulundu. TKP, imarat planlarının yeniden gözden geçirilmesi, riskli yapıların öncelikli olarak güçlendirilmesi ve kentsel dönüşüm projelerinin toplumsal fayda odaklı hale getirilmesi gerektiğini savundu. Bu bağlamda, hukuk ve planlama kategorileriyle ilgili yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı. Parti, kentsel dönüşümün adil bir şekilde dağıtılması için mevcut yasaların gözden geçirilmesini talep etti.
İleriye Dönük Beklentiler
TKP, kentsel dönüşümün halk odaklı, güvenli ve sürdürülebilir bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini bir kez daha dile getirdi. “Yeni bir düzenle, kentsel dönüşüm bir millet mücadelesi olmalı” diyerek, toplumun sürece aktif katılımının önemine işaret etti. Parti, kentsel dönüşüm projelerinin riskli yapıların yenilenmesi, toplumsal barınma ihtiyaçlarını karşılaması ve çevresel sürdürülebilirlik prensiplerine uygun olması gerektiğini belirtti. Bu doğrultuda, kamu‑özel iş birliği modellerinin yeniden yapılandırılması ve şeffaf denetim mekanizmaları kurulması önerildi. TKP, bu adımların Türkiye'nin depreme dayanıklı bir şehir yapısına kavuşması için kritik olduğunu vurguladı.



