Tahliye tebligatı ve tarih

Beykoz Çubuklu'da kentsel dönüşüm projesi kapsamında 509 haneye resmi bir tahliye tebligatı gönderildi. Tebligatta, 20 Kasım 2026 tarihine kadar evlerini boşaltmaları istendi. Bu tarih, bölgenin 2018'de riskli alan ilan edilmesinin ardından belirlenen yeni bir takvim. Mahalle sakinleri, tebligatın 24 Eylül 2026'da hazırlanıp 2 Ekim'de kapılarına asıldığını belirtiyor. Tahliye süresinin kısa olması, özellikle yaşlı ve düşük gelirli aileler için büyük bir sorun oluşturuyor.

Mahalle sakinlerinin talepleri

Çubuklu B Bölgesi'nde yaşayanlar, tahliye sürecinin getirdiği belirsizlikler ve ekonomik yükler hakkında seslerini duyurdu. Aylık 8 bin lira kira desteği önerildi, ancak sakinler bu miktarın bölgedeki gerçek giderleri karşılamadığını savunuyor. Elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilebileceği tehdidi, ailelerin barınma hakkını tehdit ediyor. Mahalle halkı, geçici barınma ve yeni konutlara dönüş sürecinde daha güçlü güvence talep ediyor. Ayrıca, imar planlarının 2024'te, parselasyonun 2025'te onaylandığına rağmen hâlâ belirsizliklerin devam ettiğini vurguluyorlar.

Parlamentoda gündeme gelmesi

TBMM'de DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Çubuklu'daki durumu soruya taşıyarak Bakan Murat Kurum'dan yazılı yanıt istedi. Çiçek, tahliye sürecinin yerinde yaşam hakkını ihlal ettiğini ve kentsel dönüşümün soylulaştırma sürecine dönüşme riskini dile getirdi. Mahalle sakinlerinin sözleşme şartları, uzlaşma oranları ve risk raporlarının şeffaflığı da sorulacak konular arasında. Çiçek, kamusal yatırımların ve mahalle emeğinin özel kazanca dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Bu talepler, dönüştürme projelerinin toplumsal adalet çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Riskli alan ve kira desteği

Bölge, 2018'de riskli alan olarak ilan edilmişti ve hâlâ risk raporları halkla paylaşılmıyor. Mahalle sakinleri, kaç tane karot alındığını ve hangi zemin etütlerinin yapıldığını merak ediyor. Tahliye edilmezse, elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilebileceği uyarısı, baskı aracına dönüşme ihtimalini gündeme getiriyor. Kira desteği olarak önerilen 8 bin lira, bölgedeki kira farkı, depozito ve taşınma masraflarını karşılamada yetersiz bulunuyor. Bu yüzden, hem tahliye sürecinin hem de yeni konutların adil bir şekilde planlanması için daha şeffaf ve kapsayıcı bir yaklaşım talep ediliyor.