Büyük ölçekli şehir politikaları
Nilhan Ayan, "Türkiye Yüzyılı Şehirleri" kapsamında Erzurum'da bir otelde, sosyal konut ve kentsel dönüşüm projelerinin nasıl genişlediğini anlattı. Erzurum, Erzincan, Tunceli gibi Doğu Anadolu illerindeki temsilcilerle bir araya gelerek bölgesel ihtiyaçları değerlendirdiklerini söyledi. Ayan, iki yılda 450 bin konutun tamamlandığını ve bu sürecin deprem sonrası yeniden inşa çabalarıyla paralel ilerlediğini vurguladı. Ayrıca, TOKİ aracılığıyla konuta erişimin artırıldığını ve yeni kamusal alanların şehirlerde yaratıldığını dile getirdi.
Afet sonrası güvenlik ve dayanıklılık
Konuşmada, büyük bir deprem sonrası devletin milletine olan desteklerinin altı çizildi. Ayan, afet sonrası güvenlik konusunun kentsel dönüşümde en kritik unsur olduğunu belirtti ve riskli yapıların tespiti, güçlendirilmesi ve yıkımı için yeni prosedürlerin hayata geçirildiğini açıkladı. “Güvenli bir eve kavuşan ailelerin huzuru, temiz su ve sağlıklı yaşam alanları” ifadesiyle, vatandaşların yaşam kalitesinin artırılmasının öncelik olduğunu vurguladı. Ayrıca, enerji tasarrufu ve çevre dostu çözümlerle yeni yapıların sürdürülebilir olmasına da değindi.
Mahalle bağları ve toplumsal bütünleşme
Ayan, kentsel dönüşüm projelerinin sadece binaları değil, mahalle bağlarını da güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Çocukların okula, yaşlıların sağlık hizmetlerine ve çalışanların işine ulaşımının planlamada göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Tarihi kimliği koruyarak yeni yapılaşmanın yönlendirilmesi ve turizm, üniversite gibi imkanların bütüncül bir şehir vizyonu içinde ele alınması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, bölgesel farklılıkları göz ardı etmeyen, her şehrin kendi dinamiklerine uygun çözümler sunmayı hedefliyor.
Gelecek vizyonu ve sorumluluk
Ayan, “Afetlere hazırlık hepimizin ortak sorumluluğu” diyerek, yeni yapıların depreme dayanıklı olması için mevzuat ve denetimlerin sıkılaştırılacağını ifade etti. “İkinci çeyrek asrın hizmet birikimini yeni şartlara göre geliştireceğiz” sözleriyle, mevcut politikaların sürdürülebilir bir şehircilik modeline dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Son olarak, vatandaşların geri bildirimlerinin karar süreçlerine yansıtılması ve sıfır atık gibi çevre odaklı uygulamaların yaygınlaştırılması planlandığını duyurdu.



