Film ve festival çerçevesi
- Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde "Sevda" filmi izleyicilerle buluştu. Yönetmen Ufuk Emiroğlu, kentsel dönüşümün sadece binaları değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı da silip süpürdüğünü vurguladı. Film, İstanbul Fikirtepe’deki dönüşüm sürecini temel alarak, bir emlak danışmanı ve bir bekçinin hikâyesi üzerinden ilerliyor. “Kentsel dönüşüm, bir şehrin kimliğini yok edebilir” diyerek, izleyiciyi düşünmeye sevk etti.
Toplumsal hafıza ve kültürel miras
Emiroğlu, eski bir Osmanlı mezarlığını korumak isteyen bir bekçi karakteri üzerinden, tarihi ve kültürel değerlerin modern projelerle çatışmasını işledi. Film, kentsel dönüşümün fiziksel yapıların ötesinde, toplumsal aidiyet duygusunu da erittiğini belirtiyor. Bu bağlamda, geçmişin unutulması, aynı hataların tekrarlanmasına yol açabilir diye uyardı. İzleyicilere, geçmişi hatırlamanın geleceği şekillendireceğini hatırlattı.
Direniş ve bireysel hikâyeler
"Sevda"da, karakterlerin kişisel mücadeleleri, kentsel dönüşümün bireyler üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Babalarının 1970’lerdeki gecekondu direnişi gibi örnekler üzerinden, toplumsal direnişin tarihsel bir sürecin parçası olduğu vurgulandı. Film, kontrol altında olduğu düşünülen büyük projelerde bile beklenmedik direnişlerin ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Bu direnişlerin, sadece fiziksel değil, duygusal bir boyutu da olduğu anlatılıyor.
Şehir tasarımı ve gelecek
Emiroğlu, kentsel dönüşümün şehir tasarımında daha bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini savunuyor. Yıkım yerine güçlendirme seçeneklerinin değerlendirilmesi, hem çevresel hem de sosyal açıdan daha sürdürülebilir bir çözüm sunabilir. Film, izleyiciyi modernleşme çabalarında tarih ve kültürün korunması gerektiği konusunda bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Son olarak, kentsel dönüşüm projelerinin sadece mimari değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor.



