Yoğun talep ve hızlı işlem
Ayazağa’da sel sonrası açılan kentsel dönüşüm ofisi, 10 gün içinde 685 başvuru alarak yoğun ilgi gördü. Ofiste görevli 10 personel, vatandaşlarla birebir görüşerek her başvuruyu detaylı bir şekilde inceliyor. Başvuru süreci hafta içi 09.00‑17.00 saatleri arasında devam ediyor ve herkesin sorularına yanıt veriliyor. Bu hızlı hizmet, bölgedeki kat karşılığı dönüşüm modelinin yüzde 50 oranla sunulmasıyla da destekleniyor. Vatandaşlar, bu model sayesinde daha yüksek pay alarak dönüşümden faydalanabiliyor.
Kat karşılığı modelinin avantajları
Bakanlığın açıkladığı yüzde 50 kat karşılığı modeli, önceki yüzde 40 oranının aksine daha cazip bir seçenek sunuyor. Bu modelde, müteahhitlerle yapılan anlaşmalarda vatandaşların payı artıyor ve dönüşüm süreci daha şeffaf hale geliyor. Başvurular, en yoğun taleplerin geldiği ada bazlı olarak önceliklendirilerek işleme alınıyor. Böylece, en fazla talep gören adalardaki dönüşüm projeleri öncelikli olarak başlatılıyor. Model, aynı zamanda tapu sorunları yaşayan vatandaşların da sürece dahil olmasını sağlıyor.
2027 hedefi ve destekler
Yetkililer, 2027 yılı içinde 2‑3 adada kentsel dönüşümün tamamlanmasını planlıyor. Selden zarar gören vatandaşlara kira ve eşya desteği de sağlanacak, bu da geçici barınma sorunlarını hafifletecek. Ayrıca, Yarısı Bizden kampanyası kapsamında kredi, hibe ve taşıma desteği gibi finansal yardımlar da sunuluyor. Bu destekler, dönüşüm sürecini ekonomik açıdan daha ulaşılabilir kılıyor. Proje, bölgenin uzun vadeli şehirleşme planlarına da entegre ediliyor.
Gelecek adımlar ve beklentiler
İlk etapta tüm başvurular toplanıp öncelik sırasına göre değerlendirilerek ada bazlı dönüşüm çalışması yürütülecek. En yoğun talep gelen adalar belirlenip dönüşüm süreci orada başlatılacak. Yetkililer, riskli yapıların yıkımı, dere ıslahı ve geçici barınma gibi ek önlemlerin de planlandığını belirtiyor. Sürecin şeffaf ve hızlı ilerlemesi, vatandaşların kentsel dönüşüme duyduğu güveni artırıyor. Ayazağa’nın sel sonrası yeniden inşa süreci, bu kapsamlı yaklaşım sayesinde daha güvenli ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerliyor.



