Kentsel dönüşümde kritik adımlar

Kentsel dönüşüm bir tercih değil, bir zorunluluk şeklinde açıklanan bakan Kurum, 1.767 bin konut inşa edilerek yaklaşık 7 milyon vatandaşın modern ve güvenli yaşam alanına kavuştuğunu duyurdu. İstanbul’un 39 ilçesinde 233 bin konut dönüşüm sürecinin hâlâ devam ettiğini belirtti. Bu projelerin başında, riskli yapıların yenilenmesi ve sosyal konutların artırılması bulunuyor. Kentsel dönüşümün hızlandırılması için yeni kampanyalar başlatıldığına dikkat çekti.

Sosyal konutların etkisi ve yeni projeler

Kursun, sosyal konut projelerinin kapsamının genişlettiğini ve 1 milyon 767 bin konut inşa edildiğini ifade etti. Bu sayede 7 milyon vatandaş güvenli bir barınma ortamına ulaşmış oldu. Yıllık 81 ilde 500 bin sosyal konut hedefiyle, Türkiye’nin centennial planı kapsamında, “Yüzyılın Konut Projesi” hayata geçirildi. Ayrıca, kira yardımları ve kira fiyat dengeleme gibi desteklerle kiralık konut ihtiyacı da karşılanacak.

Kentsel dönüşümün sadece yeni binalar değil, altyapı ve sosyal donatıları da kapsadığı vurgulandı. Şehir kimliği ve çevre düzeni üzerindeki etkisi, projelerin sadece fiziki yapıyı değil, toplumsal yaşamı da yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.

Güçlü bir devlet‑toplum iş birliği

Kentsel dönüşüm bir lüks değil, bir ihtiyaç diyerek bakan, devlet- toplum iş birliğinin önemini işaret etti. Sivil toplum kuruluşları, güçlü bir devlet ve güçlü bir toplum anlayışıyla süreçleri destekliyor. Deprem bölgelerindeki riskli yapılar hızla yenileniyor ve sosyal konut projeleri sayesinde vatandaşlar daha güvenli bir ortamda yaşamaya geçiş yapıyor.

Gelecek vizyonu ve sürdürülebilirlik

Kurum, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu çerçevesinde, daha güvenli, dirençli, çevreci ve yaşanabilir şehirler inşa etmeyi hedefliyor. DOA makineleri ve Sıfır Atık hareketi gibi yenilikçi adımlarla hem çevre hem de ekonomi kazanacak. 2027 Mart ayına kadar anahtar teslimi yapılacak yeni konutlar ve kira yardımı politikaları, gelecekte daha sürdürülebilir bir kentsel dönüşüm süreci vaat ediyor.

Bu geniş çaplı projeler, hem altyapı hem de toplumsal refahı artırarak, Türkiye’nin kentsel dönüşümde örnek bir model olma yolunda ilerlemesini sağlıyor.