Hedef ve vizyon
Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA), 2026‑2029 dönemi için çelikli yapılaşma vizyonunu açıkladı. Dernek, ülkenin deprem kuşağında bulunması ve çelik üretimindeki potansiyelini göz önünde bulundurarak, yapı stoğundaki çelik payını %3‑5’ten en az %15’e yükseltmeyi stratejik hedef olarak belirledi. Bu hedef, hem deprem dayanıklılığını artıracak hem de sürdürülebilir bir inşaat sektörü yaratacak. TUCSA, bu dönüşümün sadece teknik bir adım değil, aynı zamanda ekonomik ve çevresel bir fırsat olduğunu vurguladı. Geleceği çelikle inşa etme sloganı, bu büyük dönüşüm projesinin temel mesajı oldu.
Çelik payını artırma planı
Dernek, çelik payını artırmak için yapısal çelik sistemlerinin yaygınlaştırılmasını ve modüler yapılarla üretimin hızlandırılmasını planlıyor. Çelik, hafif, dayanıklı ve fabrikada kontrollü üretilebilen bir malzeme olarak %5‑10 net alan kazanımı sağlıyor. TUCSA, önümüzdeki beş yılda çelik üretim kapasitesini 750 bin ton artırarak, bu kapasiteyi konut, hastane ve kamu binalarına yönlendirmeyi amaçlıyor. Ayrıca, geri dönüştürülebilirlik ve düşük karbon ayak izi gibi avantajları sayesinde, çelik kullanımının iklim hedeflerine de katkı sağlayacağı belirtiliyor. Bu plan, hem yerli üretimi destekleyecek hem de ihracat potansiyelini genişletecek.
Modüler çelik konut üretimi
Toplantıda, üç yılda 1 milyon modüler çelik konut üretme hedefi ortaya kondu. Bu hedef, şantiyeden fabrikaya geçiş modelini benimseyerek, inşaat süresini %70 oranında kısaltmayı hedefliyor. Dernek, bu ölçekli üretim için 135 fabrika ve 20 bin metrekare üretim alanı gerektiğini hesapladı. Ayrıca, 3,5 milyon ton çelik ve 120 bin kişi istihdamının bu projeyi destekleyeceği belirtildi. Modüler çelik konutların, depreme dayanıklı ve dijital ikiz teknolojileriyle tasarlanması, kalite ve güvenliğin artırılmasını sağlayacak.
Sektör ve politika desteği
TUCSA, bu dönüşümün başarılı olabilmesi için kamu‑özel iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Bakanlıklarla yürütülen ortak çalışmalar, TUCSAMARK gibi kalite sistemlerinin güçlendirilmesini ve eğitim programlarının yaygınlaştırılmasını içeriyor. Dernek, aynı zamanda yeni mevzuat ve teşvik paketleri ile çelikli yapıların tercih edilmesini teşvik etmeyi planlıyor. Bu çerçevede, yapısal çelik sadece bir malzeme değil, tamamen entegre bir ekosistem olarak görülüyor. Sonuç olarak, çelik sektörünün rekabet gücü artacak, istihdam yaratılacak ve Türkiye daha güvenli bir konut stokuna sahip olacak.



