Zemin‑yapı etkileşiminin kritik önemi
Prof. Dr. Gökhan Kılıç, depremlerde zemin‑yapı etkileşiminin hasar seviyesini belirleyen en önemli faktör olduğunu vurguladı. Merkez üssünün konumunun önemsiz olduğunu, depremin her an her yerde olabileceğini ve zemine uygun yapıların inşa edilmesi gerektiğini belirtti. İzmir’deki aktif faylar, özellikle Balçova fayı, riskli yapıların yoğun olduğu bölgeler arasında. Kılıç, binaların %50'sinin 1999 öncesi olduğunu ve çok sayıda kaçak yapı bulunduğunu dile getirdi. Bu durum, acil kentsel dönüşüm ve güçlendirme projelerinin hayati olduğunu gösteriyor.
Dijital ikiz projesiyle risk analizi
İzmir Ekonomi Üniversitesi, ‘Dijital İkiz’ projesi kapsamında binaların sanal modellerini oluşturuyor. Bu modeller, deprem anında yapıların nasıl davranacağını simüle ederek risk analizi yapmaya olanak tanıyor. Balçova bölgesindeki binaların dijital ikizleri üzerinden karot numuneleri ve jeoteknik veriler sisteme giriliyor. Böylece, hangi binaların öncelikle güçlendirilmesi veya yıkılması gerektiği daha doğru bir şekilde belirlenebiliyor. Kılıç, bu teknolojinin deprem öncesi planlama ve acil müdahale süreçlerine büyük katkı sağladığını söyledi.
Müteahhit sayısı ve kalite sorunları
Kılıç, Türkiye’de 453 bin müteahhit olduğunu ve bunların 300 bininin aktif olarak faaliyet gösterdiğini dile getirdi. Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında bu sayı çok yüksek ve kalite kontrolünün zor olduğu bir ortam yaratıyor. Müteahhitlerin kalite standartlarını ihlal etmesi, kaçak yapıların ve düşük maliyetli malzeme kullanımının artmasına neden oluyor. Bu da depremlerde yıkım riskini artırıyor. Kılıç, denetimlerin sıkılaştırılması ve yapı standartlarının iyileştirilmesinin acil olduğunu vurguladı.
Çözüm önerileri ve geleceğe bakış
Kılıç, zemine uygun yapıların inşa edilmesi, mevcut binaların güçlendirilmesi ve dijital ikiz gibi teknolojilerin yaygınlaştırılması gerektiğini önerdi. Ayrıca, müteahhit sayısının kontrol altına alınması ve etik kuralların sıkı uygulanmasıyla kalite sorunlarının azaltılabileceğini belirtti. Bu adımlar, sadece İzmir değil, tüm Türkiye için deprem riskini azaltacak uzun vadeli stratejiler olarak görülüyor. Kılıç’ın çağrısı, uzmanların ve yetkililerin birlikte hareket etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.



