Deprem riskine hâlen yetersiz yanıt

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, İzmir’deki mevcut deprem risk azaltma ve kentsel dönüşüm projelerinin hâlâ yeterli olmadığını ifade etti. Şehirdeki yapı stokunun büyük bir kısmının eski standartlarda inşa edildiğini ve riskli bölgelerdeki binaların hâlâ tehlikeli olduğunu belirtti. Sözbilir, 5 yıl içinde tüm afetlere dirençli bir kent hedefinin gerçekçi olduğunu ancak acil adımların atılması gerektiğini vurguladı.

Kentsel dönüşümün önemi

Sözbilir, kentsel dönüşümün sadece yıkım ve yeniden inşa süreci olmadığını, aynı zamanda şehir altyapısının güçlendirilmesi ve çevresel dayanıklılık sağlanması gerektiğini söyledi. Deprem sonrası yaşanan yapı stokunun envanter çalışmaları ve riskli binaların öncelikli dönüşümü, projelerin temelini oluşturmalı. “Kentsel dönüşüm, bir şehirdeki kronik problemleri de azaltmalı” diyerek, bütüncül bir yaklaşımın önemine değindi.

Projeler ve planlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi arasında yürütülen Deprem Master Planı ve Dirençli İzmir projeleri, riskli yapıların tespiti ve güçlendirilmesi üzerine odaklanıyor. Sözbilir, TÜBİTAK destekli araştırmaların sonucunda yeni fay verilerinin de projelere entegre edilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, Dünya Bankası kredileri ve devlet destekli finansman mekanizmalarının da bu dönüşüm sürecinde kritik rol oynadığını ifade etti.

Gelecek vizyonu

Sözbilir, önümüzdeki beş yıl içinde İzmir’in tüm afetlere karşı dirençli bir şehir haline gelmesi için politik, teknik ve finansal adımların bir arada yürütülmesi gerektiğini söyledi. Riskli binaların güçlendirilmesi, yeni konutların depreme dayanıklı inşa edilmesi ve vatandaşların bilinçlendirilmesi bu sürecin temel taşları. Son olarak, şehir yönetiminin ve kamu kurumlarının şeffaf iletişim ve paydaş iş birliği ile bu hedefe ulaşabileceğini vurguladı.