Panelin genel çerçevesi

Panel, kentsel dönüşümün önündeki yapısal engelleri ortaya koyarak başladı. Katılımcılar, riskli yapıların tespiti ve finansman eksikliği gibi sorunların projeleri yavaşlattığını belirtti. Sigorta sektörü, bu boşlukları doldurabilecek bir araç olarak öne çıktı. Bina Tamamlama Sigortası özellikle yıkım aşamasında kritik bir güvence olarak tanıtıldı. Katılımcılar, bu ürünün maliyetinin toplam inşaat maliyetinin %2’sini aşmadığını hatırlattı.

Sigortanın risk yönetimindeki yeri

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sigortanın sadece hasar sonrası ödeme yapan bir sektör olmadığını, riski önceden ölçen ve azaltan bir yapı olduğunu vurguladı. Kentsel dönüşüm projelerinde, müteahhitin finansal yeterliliği ve teknik fizibilitesi sigorta kapsamına alınarak riskler minimize edilebileceği anlatıldı. Panel, banka teminatlarıyla sigorta ürünleri arasındaki vergi farkının giderilmesinin kullanım oranını artıracağını söyledi. Ayrıca, iklim risklerinin de sigorta gündemine alındığını belirtti.

Finansman ve vergilendirme önerileri

Katılımcılar, kentsel dönüşümde BSMV ve kurumlar vergisi gibi vergilerin yeniden yapılandırılmasının sektöre yeni bir can suyu olacağını dile getirdi. Bu düzenlemeler, hem devlet hem de özel sektör için yeni vergi gelirleri yaratabilir. Hükümete sunulan öneriler arasında, sigorta primlerinin desteklenmesi ve kredi garantilerinin artırılması yer aldı. Bu adımlar, dönüşüm projelerinin finansal sürdürülebilirliğini güçlendirecek.

Geleceğe dair beklentiler

Panel, kentsel dönüşümün sadece bir inşaat faaliyeti olmadığını, toplumun dayanıklılığını artıran bir politika olduğunu hatırlattı. Katılımcılar, 2026‑2027 yıllarında sigorta ürünlerinin kullanımının artacağını ve daha çok projenin bu kapsamda hayata geçirileceğini öngördü. Kentsel dönüşümde bütüncül bir risk yönetimi modeli oluşturulmasının, depreme dayanıklı şehirlerin inşasında kilit rol oynayacağı vurgulandı. Sonuç olarak, sektörel iş birliği ve mevzuat iyileştirmeleriyle dönüşüm sürecinin hızlanması hedefleniyor.