Çöküşün aniden gerçekleşmesi

Sabahın erken saatlerinde Maltepe Cevizli Mahallesi’ndeki 7 katlı bina bir anda çökerek enkaza dönüştü. Binanın 1987 yılında inşa edildiği ve zemin + 6 kat olduğu kayıtlarda yer alıyor, fakat bazı kaynaklarda kaçak katlar olduğu iddia edildi. AFAD, UMKE, itfaiye ve sağlık ekipleri olay yerine sevk edildi ve arama‑kurtarma çalışmaları başlatıldı. İlk müdahale sonucunda 10 kişi sağ olarak çıkarıldı, 2 kişi ise ne yazık ki yaşamını yitirdi. Çöküşün nedeni hâlâ teknik incelemelerle netleşmedi.

Kurtulanların dehşet dolu anlatımı

Kurtarılan vatandaşlar, çöküş anında “bomba patladı” gibi bir ses duyduklarını ve binanın bir anda yerinden söküldüğünü anlattı. Birçok kişi, çökmeden önce duvarlarda çatlaklar ve titreşimler fark ettiğini, ancak bu uyarıları göz ardı ettiklerini belirtti. Kimi kurtulanlar, bina içinde “kolon kesme” gibi yapısal müdahaleler olabileceği şüphesi taşıdığını ifade etti. Olayın ardından, binanın kentsel dönüşüm sürecine girmediği ve maliklerin anlaşmazlıklar nedeniyle yıkım kararının geciktiği vurgulandı. Vatandaşlar, benzer felaketlerin önüne geçmek için riskli yapıların hızlı bir şekilde tespit edilip dönüşüm sürecine alınması gerektiğini söyledi.

Yetkililerin ilk açıklamaları

Belediye yetkilileri, binanın projede 5 kat olarak kayıtlı olduğunu, ancak sonradan iki kaçak kat eklendiğini belirtti. Yetkililer, yeni yapılan incelemelerin binanın taşıyıcı sistemine ek yük bindiren bu kaçak katların çöküşte etkili olabileceğini düşündüklerini söyledi. Ayrıca, yapı denetimlerinin geçmiş yıllarda yeterince sıkı olmadığını ve mevcut denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Yetkililer, benzer riskli binaların bölgesel bir zemin etüdüyle birlikte inceleneceğini ve acil önlemlerin alınacağını duyurdu. Kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması için yeni destek mekanizmalarının devreye alınacağı da bildirildi.

Kentsel dönüşümün geleceği ve risk yönetimi

Olay, kentsel dönüşümün sadece bir imar faaliyeti olmadığını, riskli yapıların yenilenmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, Bina Tamamlama Sigortası ve benzeri finansal araçların riskli binaların dönüşüm sürecinde kullanılmasının önemine değindi. Riskli yapı tespiti ve ön ruhsat uygulamalarının, benzer felaketlerin önüne geçebileceği vurgulandı. Yetkililer, “Yarısı Bizden” kampanyası gibi desteklerin daha geniş kitlelere ulaşması için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Sonuç olarak, bu tür trajik olayların tekrarlanmaması için kentsel dönüşüm politikalarının acil ve kapsamlı bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.