Çöküş ve can kaybı
İstanbul Maltepe’de 7 katlı bir binanın üç katının çökmesiyle iki kişi hayatını kaybetti, on kişi yaralandı. Çöküş anı, sabah erken saatlerde meydana geldi ve çevredeki vatandaşlar büyük bir panik yaşadı. AFAD, UMKE ve itfaiye ekipleri hemen olaya müdahale etti, enkaz altındaki mağdurları kurtarmak için yoğun bir çalışma yürüttü. Olayın ardından bölgeye trafik akışı da ciddi şekilde kısıtlandı. Can kaybı, bölgedeki kentsel dönüşüm sürecinin ne kadar hassas ve riskli olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Dönüşüm girişiminin geçmişi
Binanın bulunduğu Cevizli Mahallesi'nde daha önce kentsel dönüşüm için girişimlerde bulunulmuştu. Malikler, müteahhitlerle görüşmeler yapmış ancak ortak bir anlaşmaya varılamamıştı. Bu yüzden proje durma noktasına gelmiş, yapı hâlâ riskli bir durumda kalmıştı. Anlaşmazlık, binanın güvenli bir şekilde yenilenememesine ve sonunda kontrolsüz bir yıkıma yol açtı. Yetkililer, bu tür anlaşmazlıkların önüne geçmek için yeni düzenlemeler düşündüklerini belirtti.
Yetkililerin açıklamaları
İstanbul Valisi Davut Gül, olay yerinde bulunarak durumu yerinde inceledi ve binanın yapısal olarak çok eski ve riskli olduğunu ifade etti. Valinin açıklamasına göre, binanın 1987 yılında inşa edildiği ve sonrasında ek katlar eklenerek yapı bütünlüğünün bozulduğu tespit edildi. Ayrıca, giriş katındaki dükkanın boş olduğu ve bazı dairelerin hâlâ kayıtlı olduğu bildirildi. Vali Gül, yıkım sürecinin güvenli bir şekilde yürütülmesi için ek önlemler alınacağını söyledi. Yetkililer, kalan katların da risk oluşturmadığından emin olmak için ek denetimler yapacaklarını ekledi.
Mahalle sakinlerinin tepkileri
Olay sonrası mahalle sakinleri, uzun süredir süren dönüşüm çabalarının sonuçsuz kalmasından ve yaşanan trajediden büyük üzüntü duydu. Birçok kişi, “Yarısı Bizden” kampanyasından yararlanarak müteahhitlerle görüşmüş, fakat anlaşmazlık nedeniyle sürecin ilerleyemediğini belirtti. Mahalledeki bazı esnaf, yıkım sürecinin daha iyi planlanması ve güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Vatandaşlar, gelecekte benzer felaketlerin yaşanmaması için daha sıkı denetim ve şeffaf bir süreç talep etti. Bu olay, kentsel dönüşümde hak sahipleriyle daha etkili iletişimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.



